Öğrenciyken İş Bulmak İçin Yapılabilecek 5 Önemli Hareket

Günümüzde yaş, cinsiyet ve deneyim demeden, herkesin ortak sorunlarından
biri de iş bulmak. Hepimiz rahat bir ortamda, yüksek maaşla çalışmak
isteyen, mümkünse eve yakın ve “doktorluk, mühendislik” kadar önemli
işler peşindeyiz. Ancak bu konuda gerçekten elimizden geleni yapıyor,
dikkat etmemiz gereken şeylere dikkat ediyor muyuz, işte o kısım biraz
soru işaretleri barındırıyor. Gelin bu soru işaretlerini birlikte
giderelim…

Başlangıç: Üniversitede ilişkiler

Bu yazıyı okuduğunuzda eğitim hayatınızın neresindesiniz onu bilmeye pek
imkan yok, ancak eğer üniversitede öğrenciyseniz ve henüz
bitirmediyseniz dikkatinizi çekeyim: Aslında siz, maceranın
başındasınız. İş bulma süreci, artık üniversite kampüslerinden başlıyor.
Öğrenci olduğunuz günlerde size tavsiyem mümkün olduğu kadar -kariyer
anlamında- aktif olun. Sadece partilere gitmek, arkadaşlarla takılmaktan
bahsetmiyorum, katılabildiğiniz kadar klüp aktivitelerine katılın,
nüfuslu insanlarla tanışmaya ve sizi unutmamalarını sağlamaya çalışın.
Belki böyle bir adım için erken olduğunu düşünebilirsiniz, ancak inanın
bana, değil. İnsanlarla kurduğunuz bağlantılar sizi hem özel hayatınızda
hem de iş hayatınızda bir, hatta birkaç adım ileri taşıyacaktır. Önemli
olan insanların sizi doğru, hedefinize yönelik olarak hatırlamaları. Bu
kısım da çok önemli. Bir “Ahmet vardı, çok komik çocuktu…” cümlesinin
sonunda amacınız, ileride ne tür bir iş sahibi olmak
istediğiniz karşısı tarafından hatırlanmıyorsa, size yardım da gelmez.
Bu sebeple, ne kadar istekli olduğunuzu, hayalinize ulaşmak için
yaptığınız plan ve adımları göstermekten, paylaşmaktan korkmayın.
Özellikle bazı büyük şirket yetkilileri, üniversite sıralarından
insanları gözlerine kestirmeye başlıyorlar. Neden üniversiteden
çıktığınızda mesleğiniz hazır olmasın ki ?

Mecarada İkinci Bölüm: Staj

Bazı bölümlerde zorunlu, bazılarında olmayan staj, aslında iş hayatı
için en önemli adımlardan biri haline geldi. Şöyle bir iş ilanlarına göz
atarsanız “yetiştirmeye yönelik” kelimelerinin geçmediği her ilanda,
deneyim isteniyor ve genelde deneyim süresi en az 1 yada 2 yıl oluyor.
Okuduğunuz iş ile ilgili staj yapmaya ne kadar erken başlarsanız, o
kadar hızlı yol kat etme potansiyeliniz olur. Eğer mümkünse sadece
göstermelik bir şey değil, işi öğrenebileceğiniz, ilerki hayatınızda
yardımı dokunacak “evet ben bunu stajdayken öğrenmiştim” diyebileceğiniz
bir başarıyı tamamlamak olsun. Bunun tersi bir durum da aslında size
yardımcı olacaktır. Stajda bir şey öğrenemeseniz bile en azından
çalıştığınız yer ismi olan, kurumsal bir yer ise bu sefer de öz geçmişiniz
zenginleşmiş olur. Böyle iş ilanını veren kişilerin sizi elemesi biraz daha
zorlaşabilir.

Sensiz Olmaz: Fiyakalı Öz Geçmiş

Kim ne derse desin, bence, öz geçmiş yazmak gerçekten de bir sanat.
şimdiye kadar maalesef ki, bu konunun üstüne pek düşmeyen bir çok kişi
gördüm; bir a4 kağıdına en genel bilgilerini yazıp, seneler öncesinde
çektirdiği bir fotoğrafı koyup, sitelerde yayımlamak oldukça yaygın bir
davranış. Oysa cv’nizi oluşturmaya başladığınız andan itibaren çok
özenli bir uğraşa girdiğinizi söyleyebiliriz; Birden çok öz geçmiş
oluşturma yöntemi olsa da, genel olarak öğrenci öz geçmişlerinde mutlaka
gerçekleştirilmiş olan projeler, hangi klüplere üye olunduğu (özellikle
üye olduğunuz klüplerde yönetim sekmesinde çalışıyorsanız) gibi bilgiler
mutlaka bulunmalı. Sadece resmi yapılmış olan işler değil, inanın çiğ
köfte organizasyonunda çalışmak bile, potansiyel patronunuza
organizasyon yeteneğiniz olduğunu gösterebilir. Ya da ileride gıda
sektöründe çalışabilirsiniz, bu işler hiç belli olmaz.

Bölüm Dört: Hayaller ve Hayatla Farkı

Hepimizi etkileyecek ortak bir kısım da hayallere ve hayatlara karar
vermek. Yani bu cümlede anlatmak istediğim şey gerçekçi amaçlar
seçebilmeniz. Belki içimizden herkes Steve Jobs olmayı hayal ediyor ama
bu hayal ne kadar gerçekleşebilir? Aslında imkansız değil, ama söz
konusu olan bu yolda ilerlemek için neler yapılacağına karar verilmeli,
hani derler ya “şapkayı çıkarıp, önümüze koyarak düşünmeli” diye, işte o
hesap. Büyük hayalleri olan kişiler, madem büyük düşünüyorsunuz, o zaman
büyük adımlar atmaya başlayın. Hayatınızı planlayıp, programlayın. hangi
başarıların size, amacınızı gerçekleştirmede yardımcı olacağının
bilgisine ulaşın, araştırmasını yapın. Örneğin baktınız, excel
kullanmanız sizin için hayati olacak, o zaman bu disiplin üstünde
uğraşmaya, uzmanlaşmaya bakın. Evet üniversite yıllarında dersler artı
ekstra çalışmalar kolay yapılacak bir iş değil ama amacı olmayan gemiye
de hiçbir rüzgar yardım edemez.

Hayaller yerine hayatı takip etmek de aslında bir seçenek. Yani amacınız
büyük hayaller ve kariyer değil ise, bir an önce iş hayatına atılmak da
bazı insanları mutlu edebilir. Yukarıda bahsettiğime benzer şeyler
yapabilirsiniz ama bence altın nokta, bir an önce işe başlamak ve
(üniversite eğitimi hariç) fazla eitim almadan, “işi işte öğrenmek.”
Böylece bolca deneyiminiz olacak ve bu deneyimler size farklı iş
opsiyonları sunabilecektir. Örneğin iletişim merkezinde 2 sene çalışıp,
buradan takım lideri yani bir yönetici pozisyonuna giriş yapabilir,
böylece daha üst sekmentlere de daha hızlı çıkış şansınız olabilir.
Hangi yolu seçerseniz seçin, ancak vaz geçmeyin.

Beşinci Ve Son Madde: Düzgün ve Özel Bir İlişki

Günümüzde yapılan araştırmalara göre, artık sadece sosyal medya
hesaplarınız değil, özel hayatınızın daha da özel kısımları da mercek
altında. İş verenler, özellikle iyi işgörenlerini önemli pozisyonlara
atarlarken, evli olup olmadıklarına ya da ilişkilerine de
bakabiliyorlar. Aslında bu konuda haksız da sayılmazlar; Evli olmayan ya
da ev geçindirmeyen bireyler, daha özgür olacakları için, herhangi bir
neden ile işi bir anda bırakma kararı alabilirler. Ancak evli ya da evin
sorumluluğu omuzlarında olan kişiler için iş bırakma kararı almak daha
zorlu bir iştir. Tabi üniversite de evlenmek çok mümkün olmasa da,
düzgün bir ilişki, hayatımızın her dalında olduğu gibi kariyerimizde de
önemli bir yer tutuyor. Sevgilinin desteği ile girilmeyecek derslere
girilmesi, İnsan kaynakları görüşmelerine bir gazla gidilmesi gibi
olumlu bir çok kısım var. Elbette ki eşler bu tür yardımları içten
gelerek, samimi bir şekilde yaptıklarında değerleri paha biçilmez
oluyor. İş verenler, ilişkisine değer veren kişileri daha derli toplu,
daha sorumluluk sahibi ve daha ciddi gördükleri için artı puan kapmak
mümkün oluyor. Her ne kadar sevgili olan kişilerin aynı departmanda
çalışmaları desteklenmese de, üniversite yıllarında bulacağınız değerli
bir partner, iş hayatında da sizi destekleyecek ve kariyer yollarında
tökezlediğinizde, hiç kimsenin yardım edemeyeceği gibi destekte
bulunabilecektir. Yabana atmayın derim.

Sonuç olarak iş bulmak, genç yaşımızdan ilerki yaşlara kadar, genelde
bitmeyen bir yarış oluyor. Bu yarışta tabi ki şans ve tanıdıkların da
önemi var ancak siz elinizden geleni yaptığınızda, en azından akşamları
yastığa “ben elimden gelenin hepsini yaptım” cümlesini kurmanın
rahatlığı ile koyarsınız.

Kariyerinizde istediğiniz yerlere gelmeniz ve farklı bir yazıda görüşmek
dileğiyle.

Yorum Bırakabilirsiniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir